Amansız bir çağın eteğine düştük sevgili
Saçlarım kanıyor bir ananın bağrında...
Art arda kaç zemheriye mahkûm edildi yüreğim?
Kaç geceyi sabahla nikahlandırdım
Kaç yokluğu varlığınla seviştirdim
Kaç leylim bahar hasretinden prangalar eskiten yüreğim kaç yara aldı?
Kaç kez dipsiz kuyulara düştüm bilmezken
Ahhhh!!!
Seni anlatabilsem seni...
Hani diyor ya koca yürekli üstat...
Yokluğun cehennemin öbür adıdır, üşüyorum kapama gözlerini...
Ama unutma sevgili
Unutma...
Ardında bıraktığın bu yaralı serçe
Artık gölgenin altındaki yağmurda ıslanmayacağına ant içti...
Nasıl ki dağ keçisi kavmine uyku haramsa
Antik, mitolojik ve çatlamış bir heykelim artık
İrin akıyor benden...
Ah be sevgili!..
Anıları her hatırlayışta alfabeden bir harf eksiliyoruyorum... Ölüyorum...
Sızlayışlarıma vokalistlik yapıyor yalnızlık...
Bir deri bir kemik kalmış duygularım...
Sonra ne mi oldu?
Kulsuz bir Tanrı gibi tek başıma kaldım...
Gözlerimi kanlı mendiline her sürdüğümde
Paslı bir hıçkırıkla kurtlar gibi uluyorum hep
Deliliğin ustası kaldım çarmıhlarda
Hoyrat et ey sevgili!!!
Senden bir titreyişlik ruh ister
Kılıç deliliğinden bir bakış ister
Ağzına kadar mezar yerlisi ben
Sığamıyorum be sevgili!
Sığamıyorum evi yıkılası mezarlara sığamıyorum...
Sesim acıyor adını haykırmakla, doyasıya rahatlatamadım yüreğimi...
Bu yüzden harap olmuş bir yürekle sığınıyorum musallana...
Söyle be sevgili, toprağın ben kokar mı?..
Susma ne olur söyle, yağmurum değiyor mu toprağına?..
Söyle, susma kurban olduğum
Susmaaa!..
Şiir
Adım Adına Yazılsın Musalla Taşında
Amansız bir çağın eteğine düştük sevgili Saçlarım kanıyor bir ananın bağrında... Art arda kaç zemheriye mahkûm edildi yüreğim? Kaç geceyi sabahla nikahlandırdım Kaç yokluğu...
Sabahat AkınZümrüd-ü Sabah