Baştan aşağı ateş kesilmişken bedenim
Düşlerim çıplak kalıyor duvaksız mevsimler gibi
Gönlüm ney gibi inlerken
Yetiş ya Hüdâ! Bu ayrılık, bu özlem, bu sancı, bu bekleyiş,
bu hiçlik, bu sarhoşluk
Bir avuç ateş bana
İstemem artık Hâcerü’l Esved’i
Tek mihrabım sensin ey sevgili!
Taşların soğukluğu işlemişken suretime
Yüreğimdeki tüm kuşlar yoksun kanatlardan
Bin hareli şiirle öperken bakışlarından
Yetiş ya Hüdâ! Bu ayrılık, bu özlem, bu sancı, bu bekleyiş,
bu hiçlik, bu sarhoşluk
Bir avuç ateş bana
İstemem artık Hâcerü’l Esved’i
Tek maksudum sensin ey sevgili!
Üstüm başım sen kokarken
Ayrılığa müebbet yiyen yüreğimin ah-u zarları göğü
inletirken
Üvey cümleler düğüm düğüm yutağımda acıyla raks
ederken
Yetiş ya Hüdâ! Bu ayrılık, bu özlem, bu sancı, bu bekleyiş,
bu hiçlik, bu sarhoşluk
Bir avuç ateş bana
İstemem artık Hâcerü’l Esved’i
Tek niyazım sensin ey sevgili!