Gecede yokluğunu alırken koynuma
Varlığındaki anda kalmak için neler vermezdim
Bad-ı Saba dan bir haber gelse tez elden
Eşiğinde ömür tüketen bu nazenine
Dal gibi rükûda bekleyen aciz bir kulum,
gece gündüz seni ikrar eder dilim
Beynimde yokluğunun atları koştururken
Biriktirdiğim tüm çiçeklerim ezilip soluyor yâr!
Bir bakışına esir olup pir-i aşka verdim gönlümü
Gecenin siyah perdesi inerken semadan
Ölüm meleğinin kanat sesleri vururken geceye
Ah-u zarlarım semayı inletip melekleri dize getirir
Sensizliğin çökerken gecenin demine
Sözcükler secdeye gelip konuşursa diye
Kefenleyip susturmalıyım kelamlarımı
Sensizliğin kahredici ıstırabını yüklerken heybeme
Beli bükük, omzu yüklü kırık bir kalem ve
kesik bir yürekle yol alıyorum sevdanın menziline
Bir kez olsun merhamet et ey yâr!
Sensizliğin denizinde boğulurken
Hakkın lütfuna sığındım ey yâr!
Mazhar olsun ey yâr gözlerin dilhun yüreğime!
Uykularım firari, yüreğim mağdur
Gözlerim buğulu, kulaklarım paslı
Dilim sükût, yüreğim ket
Her yanımı hüznün gözyaşları sararken
Çabuk gel ey yâr, nurlandır gecemi!
Hacerü’l Esvet’te tavaf etmek farzdır bana gözlerini
Aşkına pervane yüreğimi daha fazla incitmeden gel!
Gel ne olur yâr, yoksa haddini aşacak duygular
Gel sadece gel!
Sadece bir an-ı seyyale yeter gözlerinde demlenmeye
Sadece bir an-ı seyyale yeter nefesinde dirilmeye
Sadece gel ey yâr
Sadece gel!
Şiir
Bu Gece Yokluğunu Aldım Koynuma
Gecede yokluğunu alırken koynuma Varlığındaki anda kalmak için neler vermezdim Bad-ı Saba dan bir haber gelse tez elden Eşiğinde ömür tüketen bu nazenine Dal gibi rükûda bekleyen...
Sabahat AkınZümrüd-ü Sabah