Hayal etmek, çoğu insanın sandığı gibi basit bir zihinsel uğraş değildir. Aksine hayal gücü, insanın sahip olduğu en büyük nimetlerden ve en etkili kuvvetlerden biridir. İnsan, önce hayal eder; ardından inşa eder. Önce tasavvur eder; sonra gerçekleştirir. Bu sebeple hayal gücü, başarıya giden yolun ilk ışıklarından biridir. Nasıl ki umut karanlık günlerde insanın ruhunu ayakta tutan bir kandil ise, hayal gücü de insanı ufukların ötesine taşıyan görünmez bir kanattır.

Bugün insanlığın ulaştığı medeniyet seviyesine dikkatle bakıldığında, her büyük ilerlemenin arkasında bir hayalin izleri görülür. İnsanlığın tarihinde meydana gelen her büyük dönüşüm, önce bir insanın zihninde filizlenen bir düşünce olarak doğmuştur. Başkalarının göremediğini görenler, ulaşamadığını düşleyenler ve mümkün görünmeyeni tasavvur edenler, hayallerini emekle yoğurarak insanlığın önüne birer şaheser koymuşlardır.

Müzik tarihinin ölümsüz eserleri, büyük bestekârların ruhlarında yankılanan hayallerden doğmamış mıdır? Bir mermer parçasına hayat veren heykeltıraşlar, eserlerini önce hayallerinde şekillendirmemiş midir? Bugün günler sürecek yolculukları saatlere indiren ulaşım araçları, bir zamanlar imkânsız görülen düşlerin meyvesi değil midir? Teknolojinin hayatı kolaylaştıran sayısız nimeti ve dünyanın avuçlarımızın içine sığmasını sağlayan iletişim araçları, hayal gücünün hakikate dönüşmüş şekillerinden başka nedir?

Bütün bunlar gösteriyor ki insanlık, hayal gücüne düşündüğünden çok daha büyük bir borç taşımaktadır. Çünkü hayal gücü yalnızca yeni şeyler üretmez; aynı zamanda insanın sınırlarını genişletir, ufkunu büyütür ve ona henüz var olmayanı görebilme kabiliyeti kazandırır.

Belki de zihnimize düşen bazı hayaller, bizi aldatmak yahut boş yere oyalamak için değil; gerçekleşme ihtimali taşıyan hakikatlerin işaretlerini göstermek için vardır. Elbette her hayal kıymetli değildir. Her düşünce insanı doğruya götürmez. Ancak hayalin yönünü belirleyen şey, insanın iradesi ve vicdanıdır. Tıpkı sevgi gibi, merhamet gibi ve güç gibi hayal gücü de doğru kullanıldığında insanı yüceltir; yanlış kullanıldığında ise onu yanıltabilir.

Bu nedenle hayal gücü terbiyeye, beslenmeye ve geliştirilmeye muhtaçtır. Çünkü her meyve nasıl emekle olgunlaşıyorsa, her büyük fikir de sabırla ve gayretle olgunlaşır. Büyük düşünceler, güçlü tasavvurlar ve insanlığa yön veren eserler önce hayalde doğar; sonra alın teriyle, ilimle ve emekle hakikate dönüşür.

İnsanlığın bugün sahip olduğu güzelliklerin önemli bir kısmı, hayal kurmaktan vazgeçmeyen insanların eseridir. Bu sebeple insan, hayal gücünü küçümsemek yerine onu anlamaya ve geliştirmeye çalışmalıdır. Zira hayal gücü, insan ruhuna emanet edilmiş en değerli sermayelerden biridir.

Hayali insanlığın faydasına dönüştürmek için mücadele eden, ufuk açan fikirlerin peşinden yürüyen, insan onurunu ve insanlığın iyiliğini gözeten bütün güzel yüreklere selam olsun. Çünkü dünya, hakikati hayal etmeye cesaret eden insanların omuzlarında yükselmeye devam etmektedir.