Sidre-i münteha güneşinin gölgesine eş değerken zülüflerin
Sükûnetimi terbiye ediyorum ayrılıkla.
Aynadaki aksinden utanan bir gölgeyim eşiğinde
Huzur bile kekelemiyor, vuslatı istemek
ne haddime...
Aşk burcunda yüreğimi yaralarken zülüflerin
Her dem alevlerle dumanlar yükselir sinemden.
Kırbaçlı bir özlem sayıklıyorken tenimde
Huzur bile kekelemiyor, vuslatı istemek
ne haddime...
Kalbimi derin bir acıya teslim ederken
Yüzlerce cefayla öldürmüş beni, cefa-yı zülfün.
Sabaha ermeden can verecek bütün zamanlar kirpiğimin ucunda
Huzur bile kekelemiyor, vuslatı istemek
ne haddime...
Yokluğunun tırnakları batıyorken tenime
Müptelası olduğum zülüflerin feryad-u figan.
Mütemadiyen senle açacakken yara çiçeği
Huzur bile kekelemiyor, vuslatı istemek
ne haddime...