Kederin Eşik Taşında Tut Ellerimden

İçimde deli fırtınalar koparken savruluyorum yine tüm bilinmezliklere Yokluğunu müptezel bir zamana teslim ederken, Tecelli ederse şayet varlık sahasında suretin Yüreğim misali...

İçimde deli fırtınalar koparken savruluyorum yine tüm
bilinmezliklere
Yokluğunu müptezel bir zamana teslim ederken,
Tecelli ederse şayet varlık sahasında suretin
Yüreğim misali hayat bulacak arş-ı âlâ kutsi sıfatınla
Sevdamın dilsiz ağıtları yüreğimin solunda tutuşurken
Her kederin eşik taşında tut ellerimden yâr, düşsek de
beraber düşelim tutmasınlar.

Ölü karanlık kasıklarına kadar hüzünle doluyken
Hüznümden besleniyor kalemimin kömürü
Şair yüreğimde bitimsiz kederler sıralanırken
Baharı resmederken göz yorgunluğuma
Kalemim isyan edip ruhumun aksi düşerken tuvale
Her kederin eşik taşında tut ellerimden yâr, düşsek de
beraber düşelim tutmasınlar.

Vuslatın nüansı yazılmışken dest-i kudret ile
Yüreğimin ahları zikir halkası gibi feryat ederken
Kıyamda saf tutmuş tüm âyârlara kutsanmışken yüreğim
Vuslat mumu yanmaktadır ateş alevi parıltısı misali
yüreğim
Senden gelecek bir habere sadaka diye verirken ruhumu
Her kederin eşik taşında tut ellerimden düşsek de beraber
düşelim tutmasınlar...

Sabahat AkınZümrüd-ü Sabah